NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması



5/11/2009 - Kalbiniz Yorulmadan Önlemini Alın

Kategori: Sağlık

 KALBİNİZ YORULMADAN ÖNLEMİNİZİ ALIN

İşe fazla kiloları atıp fazla tuzdan uzak beslenmeyi seçerek başlayabilirsiniz. Böylece tansiyonunuzu düşürür ve kalp yetersizliğinin önünü kesebilirsiniz.

KALP YETERSİZLİĞİ NEDİR?

‘Sol karıncık’ denilen kalbin sol alt odası, kasılıp içindeki kanı aort damarına atar. Eğer damarlardaki basınç yüksek ise, yani yüksek tansiyon varsa,  kalp kası kalınlaşır. Kalınlaştıkça esnekliği azalır. Kalbin üst katından –sol kulakçık– aşağıya akan kan, rahatça gevşeyip “Hoş geldin” diyen bir odanın yerine, esnekliği azalmış olan sol karıncığa dolmakta güçlük çeker.

KALBE GİREMEYEN KAN NEREYE GİDER?

 Kalbin sol alt kat odasının duvarı kalınlaşıp, esnekliği azalınca yukarı kattan aşağıya rahat inemeyen kan, geldiği yere geri gitmeye başlar. Böylece akciğerlere geri tepen kan, normalde havayla dolu olması gereken kesecikleri işgal ettikçe hastanın nefes alma şikâyetleri artar.

KALP YETERSİZLİLĞİNE KARŞI NE YAPMALI?

Kalp yetersizliğine karşı alınabilecek kişisel ve toplumsal bir dizi önlem var. İşe fazla kiloları atıp, sebze, meyva, baklagiller ve kepekli tahıllardan zengin, beyaz un, şeker ve en önemlisi fazla tuzdan uzak beslenmeyi benimseyerek başlamalıyız. Böyle bir beslenme tarzının tansiyonu düşürdüğü biliniyor. Her gün düzenli olarak yarım saat spor yapmak, en azından hızlı bir tempoyla yürümek düzgün beslenme kadar önemli. Bu önlemlere rağmen tansiyon yüksekse doktor kontrolünde düzenli ilaç kullanmak yıllar sonra oluşacak kalp yetersizliğinin önünü kesecektir. 

 
                      

Toplum düzeyinde ne yapılabilir? Havamızın daha temiz olması, kaldırımlarımızın yürünebilir olması, şehirlerimizde parkların çoğalması ve benzeri birçok girişimin yanı sıra tansiyonla savaşta en etkin yöntem besinlerimizdeki tuzu azaltmaya yönelik açılacak bir kampanya. Bunu uygulayan ve sonuç alan ülke sayısı hiç de az değil.

İŞİ CİDDİYE ALMANIN ÇOKTAN ZAMANI GELMEDİ Mİ?


Her kalp atışında yeterince kanın vücuda pompalanabilmesi, sol karıncığa ne kadar kan dolduğuna bağlı. Sol karıncığın kanla dolması, kalbin iyi kasılması kadar önemli.
Yüksek tansiyon, kalbe, bu işlevini doluşunu - zorlaştırarak zarar verir.  


Balon mu, futbol topu mu?
Sol karıncığı, sağlıklı kalpteyse balona, yüksek tansiyonlu kişideyse futbol topuna benzetebiliriz. Balonu üfleyeyip, hiç zorlanmadan şişirebiliriz. Oysa, üfleyerek bir futbol topunu şişirmek için epey zorlanırız. Normal kalpte, sol kulakçıkta biriken kan, mitral kapağından geçip basit bir üflemeyle şişen balona benzer. Genişleyen sol karıncığı rahatlıkla doldurur. Eğer sol karıncığın kası kalınlaşıp esnekliğini kaybetmişse, bir balona değil, futbol topuna benzer. Futbol topu nasıl kolayca şişmiyorsa, sol karıncığın dolması da güçleşir. Rahatça kalbin alt odasına akamayan kan, üst katta birikir, sol kulakcığın basıncı yükselir.
Mutfak lavabosundan su rahatça akamazsa, su basıncı yükselir. Su önce lavaboya geri gelir. İşler daha kötüye gidince, lavobodan taşan su, önce mutfak tezgâhına, sonra mutfağın döşemesine yayılır. Önü alınmazsa, bütün evi su basabilir. Kalbimizdeki basınç değişiklikleri, mutfaktaki lavoboya benzer.
Hatırlıyacak olursak; sol kulakcığa kan, akciğerlerden geldiği için, yüksek basınçlı kanın giderek birikeceği yer de haliyle akciğerler olacaktır. Geri tepen kan, akciğerlerde havanın bulunması gereken keseciklere dolar. Bir süre sonra ne kadar derin soluk almaya çalışsak da akciğerlere yeterince hava dağılamadığından nefes darlığı sorunumuz baş gösterir.





Kalbiniz halterci olmasın
Peki, yüksek tansiyon nasıl oluyor da kalp kasını kalınlaştırıyor? Bunu bir örnekle anlatmaya çalışalım:
Hiçbir zaman bir iki kilodan fazla ağırlık kaldırmayan birinin kol kasları dolgun ve kuvvetli olsa da pazuları büyümez. Buna karşılık, ağır bir halteri sık sık kaldıran adamın pazuları hayli gelişmiş, bir diğer değişle kol kasları kalınlaşmıştır. Sol karıncık, normal kan basıncına karşı kasılınca kalp kası kuvvetini korur, ama kalınlaşmaz. Yüksek tansiyona karşı kasılan sol karıncığın duvarı ise zamanla kalınlaşır. Kalınlaşmanın yanı sıra, kasın esnekliği de azalır. Böylece, çocuk balonu değil, futbol topuna benzer hale gelir.
Yıllar boyunca, sessiz sedasız bu artmış yük altında çalışan kalbimiz, bir gün gelir yorulur, “yetti gari” der. İşleri bu raddeye getirmeyip, düzenli ve etkili tedaviyle yüksek tansiyonu kontrol altına almak mümkün. Bunu nasıl başaracağımızı ileride ele alacağız.



 
Kaynak: Milliyet Gazetesi





alıntı


Fallot Tetralojisi


0 YorumBağlantı



4/11/2009 - Tüp Bebek Tedavisinde Doğrular Yanlışlar

Kategori: Sağlık

TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE

DOĞRULAR VE YANLIŞLAR

 Kısırlık, diğer adıyla infertilite … Bu sebeple çocuk sahibi olamayan çiftlerin aklına ilk olarak ‘tüp bebek tedavisi geliyor’ . Sorunla uğraşan çiftlerin çoğu bu konu hakkında bilgi sahibi; ancak bazen doğrular yanlışlar birbirine karışıyor. Doç. Dr Ulum Uluğ, tüp bebek tedavisiyle ilgili doğru bilinen yanlışları, yanlış bilinen doğruları anlattı.

 ¡ Erkekteki sperm sayısı gebe kalma şansını önemli ölçüde etkiler.
  X  YANLIŞ  

Tüp bebek tedavisinde bazen hem kadın hem de erkekten kaynaklanan problemler aynı anda olabilir. Burada erkeklerin sperm sayısından çok; spermin hareketliliği ve morfoloji dediğimiz şekli gebelik gelişmesi açısından önemlidir.

                                   
                               
Örneğin sperm sayısı 15 milyon olan bir erkekle sperm sayısı 40 milyon olan bir erkek arasında tedavide başarı oranları değişmez. Burada en önemli faktör, kadınların yaşı ve yumurtalık rezervidir. Menisinde hiç spermi olmayan erkeklerde bile yumurtalıklarından alınan birkaç adet spermle bu tedaviyle gebelik elde edilir.

 ¡ Tedavide  kullanılan ilaçlar kadında, ileri yaşlarda kansere yol açabilir.
  X  YANLIŞ  

Tüp bebek tedavilerinde yumurtaları fazlalaştırmak ve büyütmek için kullandığımız hormonal ilaçlar neredeyse  40 yıldır uygulanıyor. Yapılan araştırmalarda infertilite tedavisi görmüş kadınlarda tedavi görmemişlere göre göre artmış bir kanser riskinin olmadığını göstermiştir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bazı infertilite tedavisi görmüş kadınlarda genetik olarak kanser gelişme riski vardır.

 ¡ Tüp bebek yönteminde özellikle mikroenjeksiyonla seçilmiş sperm kullanıldığı için bebek daha sağlıklı olur.
  X  YANLIŞ  

Normal bir gebeliğin oluşmasında, annenin yumurtasını dölleyebilmek için babanın milyonlarca spermi bir yarış içindedir ve bunların içerisinde belki de en sağlıklı, en kuvvetli olanı yumurtayı döller. Tüp bebek tedavilerinde biz mikroskop altında hareketliliği, şekli gibi bazı kriterlere bakarak babanın spermini seçip suni dölleme yapıyoruz. Yani doğal yollarda yarışı kazanan sperm, tüp bebekte ise görüntüsü hoşumuza giden sperm dölleme yapıyor.  Bu yüzdendir ki, asıl seçilen sperm, doğal yollardan gelişen gebeliklerde olmaktadır.

 ¡ Tüp bebeklerde ağır doğumsal anomali riski fazlalaşmamıştır.
aDOĞRU

İlk tüp bebeğin doğduğu günden itibaren 30, ilk mikroenjeksiyon bebeğin doğduğundan itibaren ise 15 yıldan fazla zaman geçti. Bu konuyla ilgili araştırmalarda hayat kalitesini bozan ‘majör anomali’ dediğimiz sakatlıkların doğal yollardan gelişen gebeliklere göre artmadığını göstermiştir. Bazı araştırmalarda da ‘minör animali’ dediğimiz örneğin halk arasında peygamber sünneti olarak adlandırılan hipospadias gibi problemlere çok az farkla arttığı gösterilmiştir. Bu durumda tedaviden bağımsız olarak ailevi yatkınlık nedeniyle tüp bebek tedavisinde doğan bebeklerde problemlere rastlanabilir.

¡ Tüp bebek tedavisinde gebe kalındığında ikiz görülür.
  X  YANLIŞ  

Tüp bebek tedavisinde kadınlardan toplanan yumurtalar spermle döllendikten sonra embriyo haline gelip tekrar rahim içine yerleştiriliyor. Bazen gebelik şansını artırmak için birden fazla embriyo transfer ediliyor. Doğal olarak çoğul gebelik şansı fazlalaşıyor. Tedavi sonrası çoğul gebelikler erken doğum riskini artırdığı için transfer edilen embriyo sayısı azaltılıyor.

 

Kaynak: MİLLİYET Gazetesi

                    

0 YorumBağlantı



30/10/2009 - Türkçe yazanlar için hatırlatmalar

Kategori: Eğitim

Türkçe yazanlar için Hatırlatmalar;
n  Cümle büyük harfle başlar, nokta ile biter.
n  Noktadan sonra boşluk bırakılır, yeni cümle başlar.
n   "Gelcem, gitcem, gidiyom, yapacam, gelecem, katılmıcam" denmez "geleceğim, gideceğim, gidiyorum, katılmayacağım" denir.
n  "Herkez" denmez "herkes" denir.
n  "Yaaaa" çok laubali bir sözdür.
n  "bU şEkiLDe şEkiLdE"Yazmak sadece okuyanı yorar.
n  "Yanlız" değil "Yalnız" denir.
n  "G" harfi "g" şeklinde yazılamaz.
n  "Dahi" anlamındaki "de" ayrı yazılır. Yani "Bende, sende" denmez, "Ben de, sen de" denir.
n  "Geldimi?" Yazılmaz "Geldi mi?" Yazılır. Soru takıları ayrı yazılır. "OKmi?" Değil, "Tamam mı? "denir.
n  "ahmet, belgin, duru" denmez. "Ahmet, Belgin, Duru" denir. Özel İsimlerin, illerin, ülkelerin ilk harfleri büyük yazılır.
n  "Ki" eki, bağlaç olarak kullanılıyorsa ayrı, ilgi zamiri ve yapım eki olarak kullanıyorsa Birleşik yazılır. Ayşe'ninki, evdeki, sabahki, dünkü, bir de baktım ki .. gibi.
n  "V" yerine "w" yazılmaz ...

Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesi'yle değil. 

Karikatür: Yiğit Özgür tüm hakları kendisine aittir.

Doğru                  Yanlış

af etmek:              affetmek

aferin:                  aferim

Ahmet'e:              (Ahmed'e, Ahmede)

ailece:                  ailecek

alt  yazı:               altyazı

alüminyum:        (alumiyom, alüminyom, alümiyom, alamiyon, alamiyom, aliyon vb ...)

annemlere, Emine’lere gideceğiz. : annemgile, Eminegile gitcez.

ara sıra:               arasıra

art arda:              ard arda

atölye:                  atelye

ayaküstü:             ayak üstü

ayrıca:                  ayriyetten

barbunya:            barbun

Ben de geliyorum:            bende geliyorum

bende 2 elma var:             ben de 2 elma var ben

bir şey:  bir şey

birkaç şey:           birkaçşey

bizimki:                bizim ki

Burak'a:              (Burağa, burağ'a)

cetvel:                   cetfel

ciddi misin? :                      ciddenmi

çember:                çenber

çünkü:   çünki

değil :    deyil

değil mi:               dimi ( 'değil mi' olarak telaffuz edemeyenlerin kullandığı yaygınlaşmış fakat yanlış bir kullanımdır.)

eşofman:              eşortman

dershane              dersane (dershane, hastahane ve postahane gibi sözcükler de telaffuz edemeyenlerin, yani Türkçe’yi konuşamayan genel çoğunluğun kullanımı ile şimdiki yanlış yazılışı ve okunuşu ile yaygın olarak kullanılmaktadır. Siz özel ve seçkin konuşmanızla düzgün olanı tercih edin, size kalmış :)

direkt olarak: ( ‘direkt’  ‘endirekt’) :     direk olarak

egzoz:  (egsoz, egzos, egzost vb ...)

falan: felan

fantezi: fantazi

geldin mi: geldinmi

geliyor musun?:  geliyor musun

gerçekten:            gerçekden

görülüyor ki:    görülüyorki

grup :      gurup  (bu yazılış ile = güneşin batma vakti)

hastahane: hastane ( Hasta, hasta olan kişidir bilindiği gibi. Hane konut anlamında. Hastahene hastaların konakladığı mekan. Hastane deyince has ve tane kelimeleri birleşip  has taneler anlamı çıkıyor. Has: temiz saf, en iyisi gibi, ya da adamın hası deriz  ya… Hastane olursa işte bu has taneler oluyor bol-bol:) Türk Dil Kurumu’nun da çok açıkları var.)

her biri:                herbiri

her gün:                hergün

her şey: herşey

herkes:  herkez

hiçbir şey:            hiçbirşey

inkılâp :                inkilap

kitabı getir.         kitapı getir

laboratuar:         laboratuar

lanet:        nalet

makas:  makaz

makine:                makina

maydanoz:          maydonoz

medya:  medyalar (medya Menşei yabancı bir kelimedir çoğul anlamdadır zaten)

Mehmet Mehmet’e:           Memed, 

meşgul: meşkul

meşgale:               meşkale

metod:   metot

mide:       miğde

mineral:     minaral, minarel

müsvedde:           (müsvedte, Müsvette  müsvete)

nâlan :                  nalan

orijinal:                orjinal

paralel :               parelel

pastahane:           Pastane (hastahane örneğinde olduğu gibi, pastane deyince de pas tanelerinin bolluğu:) Pastahane diye okur ve yazarsak ise orada pasta satılan bir mekân olduğu belli oluyor ister pas ye ister pasta:)

pek az:  pekaz

postahane:           postane

rakam:  rakkam

reddetmek:          redtetmek

rüzgâr: rüzgar

sarımsak :            sarmısak

standart :             stantart

şarj :      şarz

TBMM'ye:          TBMM'ne

tıraş :     traş

tükürük:               tükrük

veya:     ve ya

ya da:    yada

yalnız :  yalnız (tek başına anlamında)

yanlış:                   yalnış

yanlız :  yalnız (fakat anlamında)

alıntı

Ayrıca; elli, genç, gençlik gibi sözcüklerde ‘e’ harfinin geniş okunmaması gerekmektedir.

Yani,  eeli, geençlik gibi okumayıp elli gençlik okumalıyız. ‘E’, harfi bu gibi sözcüklerde dar okunur.

 

0 YorumBağlantı

<- Son Sayfa • Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması

Bağlantılarım

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

  • Astroloji
  • Aşk
  • Cinsellik
  • Eğitim
  • Fıkra
  • Gül
  • Güncel
  • Hayat
  • Hikâye
  • Kadın
  • Mevsimler
  • Mizah
  • msn kişisel iletileri
  • NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması
  • Numeroloji
  • Sanat
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Tarih
  • Teknoloji
  • Şarkı Sözleri
  • Şiir
  • Arkadaşlarım

    yeditube
    bensonbahar
    sarksofrasi

    NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması

    NesMedya Haber Video Oyun Seo Yarışması

    SEO Blogs - BlogCatalog Blog Directory